Ev tozu akarları, alerjik hastalıklarla ilişkili iç ortam alerjenlerinin en önemli kaynağı olarak kabul edilmektedir. Ev tozu akarları, başta yatak ve oturma odası olmak üzere gerekli optimum şartların sağlandığı her türlü ortamda bulunabilmektedir. Ev tozu akar alerjilerinin tedavisinde en önemli basamağın koruyucu önlemler olduğu açıktır. Ev tozu maruziyetini azaltacak koruyucu tedbirler etkili bir şekilde uygulandığında ev tozu akarlarının neden olduğu alerjik hastalıklara duyarlaşma riski ve alerjik hastalık semptomları azalabilmektedir. Dünyada ve ülkemizde yapılan birçok çalışmanın sonucunda ev tozu akarları, alerjik hastalıklara sebep olan iç ortam alerjenlerinin en önemli kaynağı olarak görülmektedir. Bu hastalıklar, hastaların fiziksel ve psikososyal yaşamını etkilemekle birlikte okul hayatını ve iş gücünü de etkileyebilmektedir. Ev tozu akarları, hem sağlık hem de ekonomi üzerine etkileri nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorundur. Ev tozu akarları insanın doğal yaşam ortamında, iş çevresinde ve diğer uygun olan tüm ortamlarda yaygın şekilde bulunmakta ve çok güçlü alerjenler üretmektedir. Çok yaygın görülen ve giderek artan, hastaların yaşam kalitesini bozan, özellikle çocukların sağlığını ciddi şekilde etkileyen ve maliyeti yüksek olan alerjik hastalıkların en büyük sebebi olarak görülen ev tozu akarlarının bir halk sağlığı sorunu olduğu ve akarlarla mücadelenin halk sağlığı açısından önem taşıdığı aşikârdır. Toz akarları 8 ayaklı canlılardır ve çıplak gözle görülmeyecek kadar küçüklerdir. 1 gram tozda yaklaşık 5.000 adet akar barınabilir. Ortalama bir yatakta 5 milyon akar yaşar. Halı, kilim, perde, giysi gibi kumaş yüzeyler birincil dereceden yaşam alanlarıdır. Akar dışkısı ve bunun içinde bulunan zararlı bileşenler, ev tozu alerjisinin en büyük tetikleyicisidir! Alerjinin gerçek sebebi akar dışkısıdır. Akarlar istisnasız her evde mevcuttur. Besin maddeleri ise insan ve hayvanların vücutlarından dökülen deri parçalarıdır. Akar dışkısı kuruduğunda, toz haline gelir ve ev tozu ile birleşir. İnsanın bağışıklık sistem akar dışkısına ve barındırdığı zararlı bileşenlere karşı koyar ve bu sebeple alerjik semptomlar meydana gelir.

          Astım, Dünya Sağlık Örgütü'ne göre dünyada 150 milyon kişiyi etkilemekte, birçok ülkede sağlık kaynaklarının çok fazla tüketilmesine neden olmaktadır. Çoğu gelişmiş ülkede astım, çocukluk çağında en yaygın kronik hastalıktır ve Batı ülkelerinde çocuklarda kronik hastalıklar için hastaneye yatışların en büyük sebebidir. Astımı atopi, aile hikayesi, çevresel alerjenler ile ev içi alerjenlerin tetiklediği ve duyarlaşmaya yol açan alerjenler içinde ev tozu akarlarının en başta yer aldığı belirlenmiştir. Tüm dünyada insidansı ve prevalansı giderek artan, ülkemize bakıldığında da sıklığı %9–20 arasında değişen alerjik rinit ve diğer bir alerjik hastalık olan atopik dermatit için ev tozu akarları en önemli alerjen etken olarak görülmektedir. Akarlar, alerjik etkileri çok fazla olan böcek grubu içine girmektedir. Özellikle beslenebileceği insan deri döküntülerinin fazla olduğu yatak odalarından alınan toz örneklerinde çok sayıda akar rapor edilmektedir. Canlı akarların dışında vücut parçaları ve dışkılarının da alerjiye neden oldukları saptanmıştır. Ev tozu akarları uygun besin, 25–27°C sıcaklık ve %70–80 nem bulunan her ortamda bulunabilmektedirler. Besin, nem ve sıcaklık bakımından akarlar için en uygun yerlerin başında yatak odası ve yatak, yorgan, nevresim takımları, çarşaf ve yastık kılıfı takımları gelmektedir. Bunun dışında oturma odalarında, halılarda, battaniyelerde perdelerde, döşemelerde, minderlerin altında, kumaş kaplı mobilyalar üzerinde, eski eşyalarda ve tüylü oyuncaklarda, ayrıca sadece evlerde değil, her türlü konutta, hastane, kütüphane, okul gibi topluma açık yerlerde, işyeri gibi diğer yaşam alanlarında, ağaçlar üzerinde kısacası yaşamaları için uygun olan her türlü ortamda akarlar bulunabilmektedirler. Akarlar ile ilgili yapılan bir çalışmada ev tozu akarlarının dış ortamdan ev içine toz ve rüzgarla taşındığı ve ev ortamında gerekli önlemlerin alınmamasının yayılım hızını arttırdığını göstermiştir.